Körfez Savaşı Hastalığına Yeni Kanıt: Sorun Psikolojik Değil, Hücresel Düzeyde
- Tuba Türk Çınar

- 21 Kas
- 2 dakikada okunur

ABD’deki UT Southwestern Tıp Merkezi’nde yürütülen yeni bir araştırma, Körfez Savaşı’na katılan bazı askerlerde görülen ve yıllardır nedeni tam olarak açıklanamayan “Gulf War Illness” (Körfez Savaşı Hastalığı – GWI) hakkında önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre hastalığın kaynağı mitokondriyal işlev bozukluğu, yani hücrelerin enerji üretim sisteminde meydana gelen kalıcı hasarlar olabilir.
Çalışma 20 Kasım 2025’te resmi olarak yayınlandı.
UT Southwestern’in İnsan Biyolojisi ve Klinik Araştırmalar Bölümü tarafından yapılan çalışmada, Körfez Savaşı gazilerinin beyin görüntülemelerinde total kreatin (tCr) düzeylerinin yükseldiği tespit edildi. Bu durum, hücre ölümüne işaret etmedi ancak hücrelerin enerji üretim kapasitesinin düştüğünü, yani mitokondrilerin sağlıklı çalışamadığını gösterdi.
Bulgular ne söylüyor?
Çalışmada 39 GWI hastası ile 16 sağlıklı kişi karşılaştırıldı. Savaş gazilerinde, enerji metabolizmasıyla ilgili göstergelerde belirgin sapmalar görüldü. NAA/tCr oranındaki düşüş, daha önce düşünüldüğü gibi beyin hücrelerinin ölümüyle değil, mitokondri kaynaklı enerji yetersizliğiyle açıklanıyor. Bu bulgular; kronik yorgunluk, ağrı, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü ve egzersize düşük tolerans gibi belirtilerle örtüşüyor. Araştırma ekibinden Prof. Robert W. Haley, sonuçların “Körfez Savaşı Hastalığının psikolojik değil, biyolojik bir temeli olduğunu açık şekilde gösterdiğini” vurguladı.
Bağımsız kaynaklar da doğruluyor
Bu çalışma, son yıllarda yayımlanan diğer bilimsel araştırmalarla da uyumlu.Örneğin; 2017’de PLOS One dergisinde yayımlanan bir makalede, Körfez Savaşı gazilerinde mitokondriyal DNA hasarının sağlıklı kişilere kıyasla belirgin şekilde fazla olduğu gösterilmişti. 2023 ve 2024 yıllarında Nature Scientific Reports’ta yayımlanan araştırmalar da enerji metabolizması bozukluklarının GWI ile bağlantısını destekledi. ScienceDaily’de yer alan 2022 tarihli bir haberde ise, Sarin gazı maruziyeti ile genetik hassasiyetin birlikte GWI riskini artırabileceği belirtilmişti. Bu bulgular, hastalığın yalnızca “stres kaynaklı” olmadığına, kimyasal maruziyet, genetik yatkınlık ve hücresel enerji sistemlerinin ortak rol oynadığına işaret ediyor.
Resmî tanı için kritik bir eşik
Uzmanlara göre bu gelişme, iki açıdan büyük önem taşıyor:
Tıbbi tanı koyma sürecini hızlandırabilir. Mitokondriyal işlev bozukluğu, artık hastalığın biyolojik “kanıtı” olarak kullanılabilir. Tedavi çalışmaları yeni bir yöne evrilebilir. Psikolojik değil, biyolojik temelli bir hastalık olduğu için tedavi hedefi değişiyor. Mitokondriyi güçlendiren ilaçlar, anti-enflamatuvar tedaviler ve enerji metabolizmasını düzenleyen yaklaşımlar yeniden gündeme geliyor.
Sonuç
Körfez Savaşı Hastalığı artık sadece bir “savaş sonrası sendrom” olarak görülmüyor. Bilimsel bulgular, sorunun hücresel düzeyde gerçekleştiğini ve mitokondri hasarının hastalığın merkezinde yer aldığını gösteriyor. Bu gelişme, hem gaziler için hem de gelecekte kimyasal risk ve askeri sağlık araştırmaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.



Yorumlar